FİLİSTİNHALİD MEŞALÖRNEK ŞAHISLAR

HALİD MEŞAL

HALİD MEŞAL

Kökleri çok gerilere giden İslamî Direniş Hareketi (Hamas), Filistin sahasında ortaya çıktığı ilk zamanlarda Filistin topraklarını işgal eden Siyonist rejimle onun arkasındaki ABD ve Avrupa’nın dikkatini çekmemişti. Ancak 1987 yılında resmi olarak kuruluşunu ilan edip, askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugaylarının Siyonist hedeflere operasyon yapması ve işgale karşı Filistin halkının başlattığı birinci ve ikinci intifadalarda hareketin öncülük etmesiyle düşmanın dikkatini çekmeye başladı. Hamas’ın ilkeli duruşunu, tutarlılığını, gerçekçi projesini, direniş anlayışını, düşman algısını ve halk içindeki konumunu gören işgal rejimi hareketi bertaraf etmek için liderlerini ortadan kaldırmaya başladı. Bedeni tamamıyla felçli olan Şeyh Ahmed Yasin’in şehadeti bunun açık örneğidir. Direnişin önüne geçmek ve Hamas’ın daha güçlü bir yapıya dönüşmesini engellemek isteyen Siyonist rejimle arkasındaki güçler, hareketin liderlerin tasfiye kararı aldılar. Şeyh Ahmed Yasin, büyük komutan Salah Şahade, Abdülaziz Er-Rantisi, Yahya Ayyaş, Nizar Reyyan, Said Siyam ve Mahmud El-Mehbuh bunlardan bazılarıdır. Siyonist işgal rejimi birçok lidere karşı yaptığı suikast girişiminde amacına ulaşırken, Hamas’ın genç lideri Halid Meşal’e karşı Ürdün’de cinayet şebekesi Mossad tarafından yapılan suikast başarısızlıkla sonuçlandı. Kendisine karşı düzenlenen bu suikastta ölümden dönen Hamas lideri Halid Meşal bundan dolayı “Yaşayan şehit” lakabını almıştır. Hamas’ı sıkıntılı geçen süreçte dost ve düşmanın şehadetiyle iyi idare eden Halid Meşal, hareketin son toplantısında, Siyasi Birim liderliğine aday olmayacağını, hareket içinde bir nefer olarak çalışmaya devam edeceğini duyurdu. Hareket tarafından henüz bu konuda resmi bir açıklama yapılmadığı için kesin bir şey söyleyememekle birlikte, Meşal’in önümüzdeki dönemde aday olmayacağına kesin gözle bakılıyor. Bu vesileyle büyük lider ve komutan Halid Meşal’in cihad ve direnişle geçen hayatıyla ilgili hazırlanan dosyayı sizinle paylamak istiyoruz.

Halid Meşal olarak meşhur olan Hamas liderine Filistinliler Ebu Velid diyerek hitap ediyor. Meşal, 1956 yılında Batı Yaka’nın Ramallah şehrine bağlı Selvad köyünde dünyaya geldi. İlköğrenimini kendi köyünde tamamlayan Meşal, 11 yaşına kadar köyünde kaldı. Meşal’in babası Abdurrahim, Filistin’de egemen olan İngilizlerle bunların aracılığıyla Filistin topraklarında yer bulmaya çalışan Siyonist haydutlara karşı cihad eden bir direnişçiydi. Siyonist işgal ordusunun 1967 yılında Batı Yaka’yı işgal etmesiyle Meşal, ailesiyle birlikte önce Ürdün’e oradan da Kuveyt’e geçti.

Ailesiyle birlikte Kuveyt’e yerleşen Halid Meşal, bir taraftan okula devam ediyor bir taraftan ta İslamî çalışmalar içinde yer alıyordu. 1970 yılında başladığı lise hayatının ikinci senesinde okullarda çalışmalar yürüten Müslüman Kardeşler Cemaatinin mensuplarıyla tanıştı. Onların inanç, amel ve mücadele metodundaki düşüncelerini, yaklaşımlarını ve bakış açılarını benimseyen Meşal öğrenciler arasında aktif çalışmalarıyla ön plana çıktı. Lise yıllarında Kuveyt camilerinde verilen tefsir, fıkıh, tecvid ve akaid derslerine devam ederek kendini geliştirdi.

Fizik bölümünde okuduğu üniversite yıllarında kendini mücadelenin içinde bulan Meşal, Hak Grubu adıyla kurulan öğrenci birliğine başkan seçildi. Öğrencilik hayatında hitabeti, ikna gücü, liderlik özelliği ve karizmatik yapısıyla ön plana çıkan Halid Meşal’in bu başarısı daha sonra onu hareketin liderliğine taşıyacaktı.

Üniversiteyi tamamlayan Meşal, mezun olduktan sonra Kuveyt’te Fizik öğretmeni olarak görev yapmaya başladı. Ancak 1990 Körfez krizi dolayısıyla çok sayıda Filistinliyle birlikte o da ciddi sıkıntıların ardından Kuveyt’i terk etmek zorunda bırakıldı. Bu olaydan sonra Ürdün’e yerleşen Halid Meşal Hamas’ın Siyasi Birimi içinde görev yapmaya başladı. Dr. Musa Ebu Merzuk’un ABD’de tutuklanmasından sonra 1996′da bu birimin başkanlığına seçildi ve o tarihten bu yana da söz konusu birimin başkanlığını sürdürmektedir. Herkes tarafından takdir edilen bir kişiliğe sahip olan Meşal Filistin İslami Direniş Hareketi’nin kurucuları arasında yer alıyor.

Kuveyt’te iken Müslüman Kardeşlerin Filistin birimine katılan Meşal birçok kişinin harekete katılmasına vesile olduğu gibi, 1987 yılında kuruluşu ilan edilen Hamas’ın kuruluş aşamasında büyük katkılarda bulundu.

Hamas’ın siyasi birim başkanlığına geldikten sonra Siyonist cinayet şebekesi Mossad’ın öldürülecekler listesine giren Meşal, 25 Eylül 1997 yılında Ürdün’ün başkenti Amman’da 2 İsrailli ajanın saldırısına uğradı. Meşal’i neredeyse ölümün kıyısına getiren bu olay şöyle gerçekleşti: Halid Meşal ve iki koruması Ürdün’ün başkenti Amman’da Hamas’ın bürosuna giderken Şamiyat Oteli’nin karşısında kalabalığın içerisinde aniden iki kişi Meşal’e saldırdı ve bu kişilerden biri Meşal’in kulağının arkasına zehirli bir madde sıktı. O anda Meşal’in korumalarının üzerinde silah yoktu. Zehirli madde sıkıldıktan sonra aniden nefes alıp vermekte zorluk çekmeye başlayan ve kendini kaybeden Meşal, Amman’ın merkezindeki İslam Hastanesi’ne kaldırıldı.

Bu suikast girişiminin hemen ardından Meşal’in korumalarından Muhammed Ebu Seyf, Meşal’e saldıran ajanların arkasından koşmaya başladı. İsrail ajanları Amman’daki Sevarat Lokantası’nın önünde bir arabaya bindiklerinde, Meşal’in koruması da sokaktan geçen bir taksiyi durdurup ajanları takip etti ve Medine Caddesi’nde arabadan inen 2 Mossad ajanı ile Meşal’in koruması Ebu Seyf arasında şiddetli bir kavga başladı. Ebu Seyf o gün oruçlu olmasına rağmen iki Mossad ajanını etkisiz hale getirmeyi başardı. O sırada bölgeye gelen polisler Ebu Seyf’i ve iki Mossad ajanını gözaltına aldı.

Ürdün yönetimi, Meşal’in korumasının müdahalesi sonucu gözaltına alınan Mossad ajanlarına karşılık İsrail’den Meşal’e sıkılan zehirin panzehiri ile o sırada işgal zindanlarında olan Şeyh Ahmed Yasin’in serbest bırakılmasını istedi. Bu istekleri kabul etmek zorunda kalan İsrail, Meşal’e sıkılan zehirin panzehirini verdi ve Şeyh Ahmet Yasin’i de serbest bıraktı.

Ürdün’de yayınlanan haftalık es-Sebil gazetesinin 25 Eylül 1997 Perşembe sabahı iki Mossad ajanının suikast girişimine maruz kalan Hamas Siyasi Birimi başkanı Halid Meşal’le yaptığı röportajda “Suikast girişiminden sonra kendinizi nasıl hissediyorsunuz?” sorusuna Meşal, “Allah’a, beni koruyarak hainlerin oyunlarını boşa çıkarma lütfunda bulunduğu için çokça hamd ediyorum” cevabını vermişti.

Suikast girişiminin o zamanki ABD Dışişleri bakanı yahudi asıllı Medlaine Albright’ın Ortadoğu ziyaretinin hemen ardından gerçekleştirilmesi dikkat çekiciydi ve Netanyahu’nun suikast planını ona danışarak hazırladığı tahmin ediliyordu.

Ürdün’de siyasi faaliyetlerine devam eden, İslam dünyasını karış karış gezip Kudüs ve Filistin davasını anlatan Hamas Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal ve beraberindeki altı kişilik heyet İran’a yaptıkları ziyaretten Ürdün’e dönerken 1999 tarihinde havaalanında gözaltına alınıp kötü konumuyla nam yapmış Cuveyda zindanına konuldu. Cezaevinde çok kötü günler geçiren Hamas liderleri 61 gün geçirdikleri esaretin ardından serbest bırakıldılar.

Bir gazeteci Halid Meşal ile ilgili şu tespitte bulunuyor:

Altı seneyi bulan gazetecilik yaşamım boyunca İslam Dünyası’nın en önemli lider, âlim, direnişçi ve entelektüelleriyle bir araya gelme imkânı buldum. Bu insanlar arasında gerek ahlâk, gerek bilgi, gerekse de karizma açısından beni en çok etkileyenlerden biri de Halid Meşal’dir. O, dünya çapında tanınan birisi olmasına rağmen evine gelen misafirlere kendi elleriyle hizmet edecek kadar mütevazidir de. Ziyaretçilerinden sürekli olarak şehit olmak için dua isteyen Meşal’in evine yaptığım en son ziyarette ondan şu cümleleri duymuştum: “Yatakta ölmekten çok korkuyorum. Hayattaki en büyük arzum şehadet. Fakat Filistin davasına hizmet edip Kudüs özgür olduktan sonra şehit olmak istiyorum.”

1981 yılında Emel Borini Hanım’la evlenen Meşal’in Emel Hanım’dan 3 kızı, 4 de oğlu var. Emel Hanım merkezi Mısır olan İslam Online sitesine verdiği röportajda eşi Halid Meşal’in ailesine karşı çok yumuşak ve ilgili olduğunu söylüyor. Meşal’in evde neşeli ve esprili bir eş olduğunu ifade eden Emel Hanım eşini şu ifadelerle anlatıyor: “Halid, ahlâkı iyi, annesine, babasına, çocuklarına ve diğer aile bireylerine karşı sevimlidir. Meşal, bana ve çocuklara yumuşak bir şekilde muamele eder. Büyük ya da küçük tüm işlerimize katılır ve bize yardımcı olmaya çalışır. Çocuklarıyla şakalaşır, onlarla evde oyun oynar. Yoğun çalışma programına rağmen, çocukların eğitimine destek olur. Sorularına, ödevlerine ve sorunlarına yardımcı olmaya çalışır.”

Amerika’nın baskıları sonucu Ürdün yönetimi işgalci Siyonist rejimle işbirliği yaparak önce Hamas hareketinin Amman’daki bürosunu kapattı. Büroyu kapatmakla yetinmeyen dönemin işbirlikçi Ürdün kralı Hüseyin Hamas’ın siyasi kanadını temsil eden dört liderini de sürgün etti. Sürgün kararından sonra Halid Meşal, Dr. Musa Ebu Merzuk, Muhammed Nezzal ve İbrahim Goşe Ürdün’ü terk etmek zorunda kaldı.

İslamî Direniş Hareketi (Hamas)’ın Siyasi Birim Başkanlığına getirilen Halid Meşal, 16 yıllık başkanlık sürecinde hareketin dışişleri bakanı gibi çalıştı ve Hamas’ın savunduğu düşünceleri, ilkelerini, direniş ve cihad anlayışını dış arenada anlatma fırsatı buldu. Hareketin dış dünyayla iletişimini ve ilişkisini sağlamaya çalışan Meşal, Hamas’ın tanınmasında ve güçlü bir konuma gelmesine büyük katkı sağladı. Şeyh Ahmed Yasin ve hemen ardından Abdülaziz Er-Rantisi’nin şehadetiyle büyük sıkıntılar çeken Hamas hareketini o zorlu süreçte idare ettiği gibi, onlardan sonraki sıkıntılı süreçte de -Gazze savaşı ve sonrasında- hakkıyla temsil etti. Arap ve İslam ülkeleriyle ilkeli ve dengeli ilişkiler geliştiren Meşal, Rusya ile iyi ilişkiler sürdürürken Avrupa ve Amerika ile de ilişkilere temel hazırladı. Ancak bu ilişkiler sırasında hiçbir zaman hareketin temel ilkelerinden taviz vermedi. 2006 yılında Filistin’de yapılan seçimlerin ardından hareketi silahsızlandırmaya çalışan güçlerin çabaları boşa çıkarken, bu amaçla kendisini özel olarak Rusya’ya davet eden Rus yetkililere de direnişten vazgeçmeyeceklerini açıkça ifade etti.

Olayların yetiştirdiği Halid Meşal, dost ve düşmanın takdir ve teveccühünü kazanmış Filistin lideridir. Allah (c.c.) kendisine verdiği fiziki olgunluğun yanında, basiret, hikmet, siyaset, dengeli ve ilkeli duruş, ilim, feraset de bahşetmiştir. Bir gazeteci yazar Hamas lideri Halid Meşal’le ilgili şu bilgiyi paylaşmaktadır: “Meşal’le muhtelif uluslararası toplantılarda bir araya gelme fırsatı buldum ve kendisiyle bazı röportajlar da yaptım. Kendisi güler yüzlülüğü, mütevaziliği, cana yakınlığı ve muhatabının gönlünü kuşatan sıcak bakışlarıyla dikkat çeker. Akılcı, vakıayı iyi tahlil eden ve hayalperest olmak yerine şartlara göre proje geliştirmek için zihnini yoran biridir. Yüce Allah’tan kendisine ağır sorumluluğunda muvaffakiyet diliyor, Siyonist vahşilerin şerlerinden korumasını diliyorum.”

İslamî Direniş Hareketi (Hamas)’ın gelişmesinden, Filistin halkının sözcüsü ve temsilcisi durumuna gelmesinden, direnişi göğüslemesinden ve Filistin toplumu içinde yükselmesinden rahatsız olan çevreler, Hamas’ta yeni bir gelişme olduğunda hemen “Hamas hareketi bölünecek”, “Gazze ve dışarıdaki Hamas liderleri arasında çatışma kaçınılmaz”, “içerdeki ve dışarıdaki liderler uzlaşamadı” gibi kendi iç dünyalarını ve temennilerini gündeme taşımaya çalışıyorlar. Bu yeni değil tabi. Şeyh Ahmed Yasin şehit edildiğinde de aynı şeyler iddia edilmiş hatta hareketin artık bitebileceği kehanetinde bile bulunmuşlardı. Ama olmadı. Bu kez Abdülaziz Er-Rantisi şehit edildiğinde aynı senaryolar konuşulmaya başlanmıştı. Hamas Siyasi Birimi Ürdün’den çıkarıldığında da benzer senaryolar konuşulmuştu. Halid Meşal yeni dönemde Hamas Siyasi Birim Başkanlığı için aday olmayacağını söyleyince Hamas’ın istikbalini düşünen (!) bazı kalemşorlar yine meydana çıkıp niyetlerini açığa çıkarmaya başladılar. Kamuoyunu yanıltıcı ve kasıtlı iddialarına bazı Hamas liderlerini de karıştırmak istemeleri üzerine Hamas liderleri “Hareketin içinde bazı ihtilafların, farklı bakış açılarıyla görüş ayrılıklarının olması doğaldır. Başka hareket, örgüt ve sistemlerde olan farklılıklar burada da kendini gösteriyor. Ama Hamas’ı kişiler değil hareketin ilkeleri olan ilgili organları idare ediyor. Tartışmaların ardından ortaya çıkan ortak görüş herkes tarafından benimsenir ve tartışmalar da son bulur. Harekete başkanlık edenler, idareyi bıraktıklarında hareket içinde bir nefer olarak çalışmaya devam ederler” şeklinde açıklamalarda bulundular.

İlkeli, hikmetli, dengeli bir yol çizen; fırtınalarla dolu bir süreçte liderlik ettiği harekete hakkıyla kaptanlık yapan, rotasını değiştirmeyen Filistin halkının umudu haline gelen Hamas hareketinin lideri büyük komutan Halid Meşal’e bereketli uzun bir ömür diliyor, Müslümanların özgürleştirilmiş Mescidi Aksa’da Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in arkasında namaz kılmalarını nasip etmesini Allah’tan diliyoruz.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı