SEYYİD ALİ HAMANEY

REHBER SEYYİD ALİ HAMANEY VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-1

 

110264Seyyid Ali Hameney , savaş meydanlarının fedakâr ve şüca bir askeri, mihrapta örnek ve eğitici bir muallim, cuma namazlarında, kürsülerde beliğ ve fasih bir hatip, İslam âlemi ve bütün müslümanların hidayet doğrultusunda izzet ve onurla yaşamaları için rehberlik makamında binlerce sıkıntıya sabreden, göğüs geren feraseti, basireti çok derin olan ender bir şahsiyettir.

Seyyid Ali Hameney’in ibadet boyutunun ders alınması gereken birçok yönleri vardır. Namaz ibadetinden sonra “tesbihat-ı Hz.Fatıma” zikrini çok yavaş ve tane tane zikreder ve kalkmadan önce teberrük etmek için Kerbela türbetinden yapılan mühüre elini sürer ve birkaç defa elini yüzüne çeker.

Dua ibadetine çok önem verir ve yapmış olduğu konuşmalarında dinleyicilere “Sahifeyi Seccadiye”yi tavsiye eder, onun Al-i Muhammed’in Zeburu, ders kitabı, ahlak dersi, nefs ilminde insanı bilgilendiren, sosyal konuları içeren bir cevher olduğunu daima vurgular.

Seyyid Ali Hameney , gece gündüz, bir günde sadece dört saat uyur, günün diğer saatlerini ibadet ve ilim ile ve rehberlik makamının sorumlulukları doğrultusunda ümmetin işleri ve sorunları ile geçirmektedir. Mukaddes Kum şehrine gittikleri zaman çok yoğun işleri olmasına rağmen muhakkak “Mescid-i Camkerana” gider ve genelde sabah namazına kadar orada ibadete koyulur. Tahranda olduğu zamanlarda ise her akşam sabah ezanından önce uyanır güneş doğana kadar ibadet eder.

Seyyid Ali Hameney, helal, haram, mekruh ve sünnet kavramlarına çok dikkat eden bir şahsiyettir.

Doktor Velayeti şöyle anlatıyor: Seyyid Ali Hameney’in cumhurbaşkanlığı döneminde Zimbabwe cumhurbaşkanı İran cumhurbaşkanını akşam yemeğine davet ettiler. Zimbabwe cumhurbaşkanı yemek masasına alkol bırakılması talimatını verdiler. Bu haber Seyyid Ali Hameneye verildiğinde şu haberi gönderdiler: Yemek masasında alkol olursa bizler bu davete katılmayacağız. Alkolü kaldırırsanız bizler davete icabet ederiz. Onlar şöyle dediler: Biz alkolü sizler için bırakmadık, İranlı olmayan misafirlerimiz için bıraktık. Dolayısıyla sizlere alkol sunmayacağız ancak İranlı olmayan misafirlerimize kendi kültürümüze göre alkol sunacağız.

Seyyid Ali Hameneyi onlara şöyle buyurdular; Bizler alkol olan bir safrada haram olduğundan dolayı oturmayız. Netice olarak Zimbabwe cumhurbaşkanı sofradan alkolü kaldırtmadı ve Seyyid Ali Hameneyi’de bu davete icabet etmedi. Bu haber o gün dünya basınına yansıdığı zaman Seyyid Ali Hameney’in şahsında İslam ve Müslümanların izzetli duruşu konuşulur oldu.
Dünya bir okyanusa, zaman ise bir gemiye benzer. Asrımızın Ebuzeri, Malik Eşteri olan Seyyid Ali Hameney’in kaptanı olduğu geminin yolcuları, emin, emniyet, güven ve rahat içerisinde olurlar…

Seyyid Ali Hameney , Kur’an ile rabıta içerisinde olmaya ve her fırsatta Kuran okumaya çok önem verir ve kendisi Kuran ile çok fazla haşır-naşır olanların İslam’a daha faydalı olduklarını, Kuran’dan uzak olanların ise ruhsuz, maneviyatsız, bereketsiz hatta amel ve düşüncelerinin de bereketsiz olduğunu söylerdi. (Camiat-ül Mustafa, Aynadaki Su, s.6)

Hüccet-ül İslam Celali şöyle anlatıyor; Bir gün Mescid-ün Nebi’den geçerken cemaat imamının Kuran kıraati beni çok etkiledi. Bu esnada bir genç gördüm, genç bana şunları söyledi; Sizin düşüncenizi meşgul eden bir şey mi var? Ben, evet şu imamın güzel kıraati diye cevap verdim. O genç şöyle dedi; Bir gün, namazdan sonra Mescid-ün Nebi’nin bu imamının yanına gittim, bu konuyu ona söyledim ve kendisinden bana imkân dâhilinde Kuran kıraatini içeren bir kasetini vermesini rica ettim. (Bu) cemaat imamı bana nereli olduğumu sordu. Ben İranlı olduğumu söylediğimde, bana şöyle dedi; Tahran cuma imamı (Seyyid Ali Hamenei)’nin kıraati benim kıraatimden kat kat üstündür. (İmam Humeyni müessesesi, Ab Ayinei Afitab, s.34)

Seyyid Ali Hamaney ,ilim ve kıyam şehri olan Kum şehrine gittiği zamanlar, çok yoğun olsa bile muhakkak Camkeran’a gider, orada ibadete koyulur ve Ehlibeyt’e tevessül eder. Tevessül konusunda da birçok açıklamaları ve konuşmaları olmuştur.

Yabancı uyruklu talebelerden birisi şöyle anlatmaktadır; İran’a öğrenci vizem olmadan giriş yaptım. Hatta maddi açıdan bile zor durumdaydım. Birçok gayretlerden sonra arkadaşlarımın odasında kalmaktan utandığım için kalacak başka bir yerimde yoktu. Bir müddet Camkeran mescidinde ikamet etmeye mecbur kaldım. Orada kalmış olduğum birkaç gün içerisinde imam Mehdi’ye (a.f) tevessül ettim. Aynı gece rüya aleminde birisinin bana şunları söylediğini duydum; Yarın akşam Veliyyi emr-i müslimin Seyyid Ali Hameney Camekân mescidine gelecekler. Sıkıntını yaz ve ona takdim et.

Ben uykudan uyandım ve sıkıntımı yazdım ve beklemeye koyuldum. Ertesi gün gece yarılarında Veliyyi emr-i müslimin Seyyid Ali Hameney bir kaç kişi ile Camkeran mescidine geldiler. Ben görmüş olduğum rüyanın doğruluğundan dolayı hayret içinde ne yapacağımı bilemiyordum. İleri hareket ederek yazmış olduğum mektubu O’na takdim ettim. Kısa bir süre sonra Camiat-ül Mustafa’ya müracat ettiğimde bana şu cevabı verdiler; Sizin mektubunuzun cevabı geldi ve siz kabul olmuşsunuz. İşte bu şekilde benim sıkıntım Veliiyi emr-i müslimin Seyyid Ali Hameney’in inayeti ile giderilmiş oldu. (İmam Humeyni müessesesi, Ab Ayinei Afitab, s.56)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı