SEYYİD ALİ HAMANEY

REHBER SEYYİD ALİ HAMANEY VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-2

110264

Hüccetül İslam Doktor Murteza Tahrani şöyle anlatır:  Yurt dışına tebliğ hizmetine gitmeden önce nasihat istemek için seyyid Ali Hameney’in huzuruna vardım ve o yüce şahsiyetten nasihat istedim. Bana şöyle buyurdular:  Orada sünnet amelleri iki kat fazla yapmaya gayret edin. Zira orada günahtan korunmak için daha fazla çabaya ihtiyacınız vardır. Bu işi yaparsanız, döndüğünüz zaman daha kâmil olmasanız bile en azından daha önce olduğunuz gibi dönmüş olursunuz. Çünkü gitmiş olduğunuz ülkenin yaşam kültüründe daha fazla panzehire ihtiyacınız vardır.

Seyyid Ali Hameney’in emperyalizm, siyonizm ve dünya müstekbirleri karşısındaki tavrı, duruşu ve kalbinin kuvveti, Allah’a tevekkülü, hesabını Allah ile yapması bütün Müslümanlar için önemli ders ve mesajları içermektedir.  Bütün Müslümanlar dünya müstekbirlerine karşı bu şekilde kalbi kuvvete sahip oldukları takdirde müstekbirler korkak bir tilki gibi dağılıp yok olacaklardır.

Hüccet-ül İslam Ahmet Mervi şöyle anlatıyor: Ayetullah şehit Muhammed Bakır Hekim Necef’e gitmek istediği zaman Seyyid Ali Hameney’in yanına geldi. Saddam düştükten sonra gerçekleşen bu toplantıda Seyyid Ali Hameney Şehit Muhammed Bakır Hekim’e bir takım şeyler söyledi ve Amerika hakkında şu ikazlarda bulundu:  Bugün Irak Amerika’nın işgali altındadır. Amerika bütün gücü, kuvveti ve zorbalığı ile oraya musallat olmuştur. Sakın Amerika’dan korkmayasınız. Bu müstekbir düzen, bu zorbalık ve onca silah sakın sizi gevşetmesin. Amerikalılar hakirdirler- alçaktırlar ve Irak’dan dışarı çıkmalıdırlar.

Bu sözlerin üzerine Merhum Şehit Hekim şöyle dedi: Ben sizin bu rahatlığınıza ve özgüveninize hayret ediyorum. Amerika şu anda sizin yakınlarınızdadır (sınırlarınıza yakındır) ve daima boynuzlarını, pençelerini, azılı dişlerini göstererek ben buradayım diyor ve siz bu kadar rahat, sakin, emin bir halde bize Amerika’dan korkmayın tavsiyesinde bulunuyorsunuz. Bu beni çok şaşırtan bir durumdur.

Seyyid Ali Hameney şöyle buyurdular:  Bu halin sebebini biliyor musunuz! Biz hesabımızı Allah üzerine açtık. Bizim güven ve itimadımız Allah’adır. Amerika’nın neci ve kim olduğunu bilmiyor değiliz. Amerika’nın azılı dişlerini ve pençelerini de her gün görmekteyiz ve onların vahşi olduklarını bilmekteyiz. Ancak bizler Allah’a güvendik, itimat ettik, hesabımızı Allah ile yaptık ve kalbi Allah’a ipotek ettik.

Rusya devlet başkanı Viladimir Putin , inanç konuları ile bir bağı olmayan ve laik kişiliği olan birisidir. Rusya Cumhurbaşkanlığı döneminde Seyyid Ali Hameney ile bir görüşme yapmış ve görüşme sonrasında şunları demiştir: Ben Hz. İsa hakkında yapmış olduğum araştırmaların inayeti ile İran inkılâbının rehberi ile yapmış olduğum görüşmede, Hz. İsa’nın bütün özelliklerini İran inkılâbının rehberinde gördüm ve bana böyle tecelli etti…

İran’da öyle büyük bir hekim oturmuş ki, onun bütün olaylara tüm yönleri ile bu denli geniş bir şekilde vakıf olacağı benim aklıma asla gelmezdi. O öyle bir hekim ve bilgedir ki, İran siyasetinin tamamının nizam ve düzeni onunla sağlanmakta ve kararı onunla verilmektedir. İran rehberinin dirayet ve engin zekâsı ile hiçbir tehlike İran’ı tehdit edemez. Ben onunla görüşmem neticesinde daha önce duymuş olduğum İslam Cumhuriyeti anayasasının hakikatini, velayet-i fakihin anlamını ve din âlimlerinin velayetini anladım.

Merhum Hacı Seyyid Ahmet Humeyni şöyle anlatmaktadır: Ayetullah Hamaney Kuzey Kore gezisine çıkmıştı, İmam Humeyni televizyondan gezinin ayrıntılarını takip ediyordu. Ayetullah Hamaney’in Kore gezisi, halkın karşılaması, konuşmaları ve müzakereleri İmam Humeyni açısından çok etkileyici olmuştu. Bu sırada İmam Humeyni şöyle buyurdular: el Hak bu kişi rehberliğe layıktır.

Gulam Ali Haddad Adil (İran İslam Cumhuriyeti eski meclis başkanı) yaşamış olduğu bir hadiseyi şöyle aktarıyor:

Ayetullah Hamaney’in ailesinin kızımı istemelerinden birkaç gün sonra rehberin yanına gitmiştim. Rehber şöyle buyurdular. Doktor Bey! Eğer Allah isterse sizinle akraba olacağız. Arz ettim: Nasıl? Buyurdular: Müçteba (rehberin oğlu) ve sizin hanım kızınız öyle görünüyor ki bir birlerini beğenmişler ve konuşmaları neticelenmiş. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Arz ettim: Efendim bizim ihtiyarımızda sizin elinizdedir!

Aziz rehber şöyle buyurdu: Siz ve eşiniz üniversitede öğretim görevlisisiniz ve sizin yaşantınız ile bizim yaşantımız arasında fark vardır. Tüm mal varlığım kitaplarım hariç, bir küçük kamyonet eski eşyadan ibarettir! Evimizin ise iki odası ev halkının kullandığı bir odası ise yetkililerin benimle görüşmek için geldiklerinde kullandığımız bir evden ibarettir. Benim ev satın alacak param yoktur. Bir katında Mustafa (Rehberin diğer oğlu) diğer katında ise Müçteba’nın kalacağı bir ev kiraladım. Bizim yaşantımız sıradan bir yaşantıdır, sizin yaşantınız iyi bir yaşantıdır. Sizler bizler gibi bir yaşam tarzına alışık değilsiniz. Acaba bu şartlar altında kızınız evlenmeye hazır mıdır?

Rehberin dikkatli ve güzel konuşması benim için çok etkileyici olmuştu. Konuyu kızıma açtım, o da açık görüşlülükle kabul etti.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı