SEYYİD ALİ HAMANEY

Seyyid Ali Hamaney’in Kaleminden İman

1.-imanİnsanın -varoluş felsefesinden ibaret olan- çaba ve hareketinin bir başlangıç noktası vardır ve o, imandır.

İman; uğrunda çaba sarfettiği şeye, kendini hedefe ulaştıracak yola ve nitekim gayret ve hareketin kendisine inanmak, kabullenmek ve bağlı kalmaktır.

İmandan yoksun olan her hareket yok olmaya ve sonuçsuzluğa mahkumdur; bu hareketin yolcusu ise gönlü ölü, mutsuz ve sonuç olarak da sönük, donuk ve cansızdır.

Kur’ân-ı Kerim’in “iman” ve “mümin” kavramları üzerinde durması; imanı, insanın en üstün değeri ve en öncelikli özelliği olarak tanıtması da bu gerçekten kaynaklanır.

Aşağıdaki ayette yer alan birinci derecedeki İslâmî değerler fihristini ve -bunların hepsinin başında gelen- iman kalesini göz önünde bulundurarak düşünelim:

“Yüzlerinizi doğuya, batıya çevirip durmanız, hayır sayılmaz ki. Hayır ve taat (sahipleri), Allah’a, son güne, meleklere, kitaba, peygamberlere inanan, Allah sevgisiyle yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere ve esirlere mal veren, namaz kılan, zekât veren, ahdettikleri zaman ahitlerine vefa eden, hayatın zorluklarında (yoksulluk ve hastalık) ve savaş vaktinde sabreden kişilerdir. Onlardır (talep ve istek yönünde) doğru olanlar, onlardır sakınanlar.” (Bakara, 177)

İşte bu yüzden Kur’ân-ı Kerim, kitap ehlinin, hidayetin tek yolunun yahudilik veya nasranilik olduğu iddialarına karşılık olarak İslâmî geniş tabanlı imanı gündeme getirmiş ve onun hidayet sebebi olduğunu şöyle buyurmuştur:

“Deyin ki: Allah’a, bize indirilen kitaba, İbrahim’e İsmail’e, İshak’a, Yakup’a, Yakub’un oğullarına indirilenlere, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık, onların hiçbirini (Allah’ın peygamberliği ve elçiliği bakımından) öbüründen ayırt etmeyiz ve biz, Allah’a teslim olanlarız. Sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlaka doğru yolu buldular demektir.” (Bakara, 136-137)

Etiketler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı